Eskiler, kadınlara seçme, seçilme, düşünme, okuma gibi hakları çok görmüşler. Kadınlar yıllarca insan muamelesi görmemiş ve erkeğin tahakkümü altında yaşamışlar. Toplumun yarısını oluşturan kadınların söz sahibi olması ve eşit haklara sahip olması durumunda daha hızlı ilerleyeceğimizi Atatürk ifade edene kadar ne Avrupa ne biz akıl edememişiz. Sizi bilmem ama bana komik geliyor. Bundan 100 sene sonra gelecekler bizim hangi düşüncemize gülerler diye düşünüyorum da ilk aklıma gelen bireysel silahlanmaya karşı çıkanlar oluyor… Bu tipler genelde çevrecidir, içinde çiçek ve böceğin sık sık geçtiği şarkıları söylerler, özgürlüklerin genişletilmesi taraftarıdırlar, hukuk egemen olsun isterler ama yürüttükleri bireysel silahlanma kampanyası ne özgürlüklerin gelişmesine, ne hukuka, ne de başka bir şeye fayda sağlamaz. Biraz daha derine inelim…
Silahların sadece öldürmek için üretilir önyargısından başlayalım. Şu yaşıma kadar çok silah gördüm, çok silah kullandım ama kendi başına durduğu yerden kalkıp adam öldüren silah görmedim. Hepimiz bıçaklı saldırı veya trafik kazası sonucu ölüm ve yaralanma olaylarını tv ve gazetelerde gördük ama bir silahın kendiliğinden bir adamı öldürdüğü haberine rastlamadık. Emin olun bundan sonra da rastlamayacaksınız çünkü suç işleyen veya kaza sonucu birilerinin ölüm ve yaralanmasına neden olan ne silah ne arabalar nede başka bir şeydir… Suçu işleyen, hatayı yapan insandır. İnsanların suç işlemesini engelleyemiyorsak duyarlı, bilinçi ve saygılı kişiler özgürlüklerini kısıtlamayalım. Atıcılık, hobi ve eğlence amacıyla ama bilinçi olarak silah kullanmak isteyenler de silahlarını alabilsinler.
Polislerimizin ve askerimizin silah taşımasında ve kullanmasında bir sakınca görmüyoruz, görmemeliyiz de. Çünkü onlar gerektiğinde silahlarını da kullanarak can ve mal güvenliğini sağlıyorlar. Diğer bir ifadeyse silah taşımalarının nedeni canımızı ve malımızı korumaları. Polislerin canınızı korumak, adaleti sağlamak için silah taşıma hakları var ama sizin canınızı korumak için hakkınız yok. Adil olanın bu olduğu söyleniyor. Örneğin üzerinize yürüyen eli silahlı bir suçluyu siz durdurursanız yasadışı ve hukuksuz; polis durdurursa gayet çağdaş, medeni bir durum meydana gelmiş oluyor(muş)…
Trafik kazaları sonucu binlerce kişi aramızdan ayrılıyor misliyle fazlası ise yaralanıyor. Buna rağmen trafiğe kapalı yollarda veya pistlerde yarışlar düzenleniyor. Yasal limitlerin bazen 3 veya 4 katı hızla giden araçları kullanan pilotlar birbirleriyle yarışıyorlar. Neden aynı haklar silahseverlere sağlanmıyor? Örneğin silah alıp kullanmak isteyen bir kişiye neden potansiyel suçlu veya katil gözüyle bakıyoruz? Halbuki insanların gürültü çıkaran silahları da mantar tabancalarını da yüzlerce metre ileriye demir parçası atan bir tüfeği de almak ve kullanmak istemeleri gayet normal. Şahsen silah kullanmaktan zevk almayanlara kuşkuyla bakarım.
100 yıl sonra savaşmaya devam edecek kadar “zeki” olurmuyuz bilmiyorum ama bireysel silahlanmayı savunanların artacağı kuvvetle muhtemel…